|
|
1970 yıllarına kadar Karadeniz ve Marmara sahillerinde
balıkçılar
tarafından kullanılan Türkiye'ye has teknelerdir.
Büyüklüklerine,
bazı özelliklerine ve yörelere göre Alamana, Alamatra,
Kancabaş,
Baltabaş, Gagaburun, Gagalı, küçük boyda olanlar da (bir
çifte,
iki çifte) çırnık olarak adlandırılırlar.**
1970 yıllarından sonra bu teknelerin yerlerine saçtan veya
ahşap
olarak yapılan daha büyük dizel motorlu balıkçı tekneleri
kullanılmaya başlandı. Alamana kayıkları artık inşa
edilmediği
gibi eskilerinden de hiçbir örnek kalmamıştır. Alamana'ların
her
çeşit ahşap Türk tekneleri gibi ölçekli planları olmayıp,
yapan
ustaların kendi ustalarından intikal eden eğri (posta) döşek
ve
bodoslama şablonları kullanılarak inşa edilmişlerdir.**
Bu da o dönemlerde alamananın nasıl kullanıldığını anlatan
yazı.
Alamana iki kayıkla kullanılabilirdi. Büyük bir ağ olan
alamanayla kıyıdan uzakta, 10-15 kulaç derinliğindeki
sularda
balık avlanırdı. Dikdörtgen olan alamana ağının genişliği
7,5-25 kulaç, uzunluğu 200-250 kulaç arasında değişirdi.
Üst yakasında toplam ağırlığı 80 okka olan 1,000 parça
mantar,
alt yakasında da toplam ağırlığı 80 okka olan 1,000 parça
kurşun bulunurdu. Gözlerinin büyüklüğü tutulacak balığın
boyuna göre değişirdi. Her alamana kayığında kürekçilerden
başka bir de boynacı, yani dümenci bulunur, reisle beraber
alamana takımının 20 kişiyi geçtiği olurdu. Alamana ağının
yarısı bir kayığa, diğer yarısı da öbür kayığa
istiflendikten
sonra, kayıklar kıç kıça getirilerek kama denen bir tahta
parçasıyla birbirine raptedilir ve bu şekilde hareket
edilirdi.
Reis öndeki kayıkta bulunan albora denen direğe çıkıp
gözcülük ederdi. Balık sürüsü gündüz deniz üzerindeki
kıpırtılardan, gece de yakamozdan tespit edilirdi.
Bu, büyük ustalık ve tecrübe gerektirirdi.
Reisin sürüyü görünce “Mola!” diye bağırması üzerine
kayıkları birbirine bağlayan kama çekilerek kayıklar
ayrılır,
ağa denizde bir çember çizdirerek balıklar kuşatılırdı.
Balıkları ağın ortasına yöneltmek için denize kışkış
taşı atılır, podima vurulur veya puntal çakılırdı.
Podima vurmak tayfaların ayaklarıyla kayığın dibine vurarak
gürültü yapmasıydı. Puntal adı verilen uzun bir sırıkla suya
vurmaya puntal çakmak denirdi. Geceleri ise aynı amaçla
ateş yakılırdı . Alamana özellikle palamut, torik veya lüfer
avında kullanılırdı. Eylülde başlayan alamana avı, geçidin
seyrine göre Kasım veya Aralık ayına kadar devam ederdi.
|
|